Ülkemizde de hizmet veren araştırma şirketlerinden Accenture’un 2017 yılında yaptığı küresel bir anket; bankacılık ve sigorta müşterilerinin yaklaşık üçte birinin, finansal hizmetler sunmaları halinde hesaplarını Google, Amazon veya Facebook'a geçirmeye sıcak bakacaklarını gösterdi. İnsanlık olarak Facebook ve Google’ı bir banka haline getirmeye and içmiş gibiydik.
Peki ne değişti? Yanıt iki kelime: Cambridge Analytica
Cambridge Analytica olayının ortaya çıkması, Facebook için varoluşsal bir krize dönüşürken; şirketin hisse değeri kaybı yaşamasına ve Mark Zuckerberg’in iki gün boyunca Amerikan kongresinde ifade vermesine neden oldu. Ardından şirketin hisseleri iyileşme sürecine girse de Zuckerberg’e eskisi kadar güvenilip güvenilemeyeceği konusu insanların akıllarına yerleşti. Maddi kayıp bir yana, beklenen asıl hasarın yani itibar kaybının sonuçlarını bundan sonraki süreçte görmek mümkün olacak.Şirketlere dijital dönüşüm çalışmaları konusunda hizmet veren Atos geçtiğimiz hafta, “Finansal Hizmetlerde Dijital Vizyon” konulu bir yazı yayınladı. Yazıda, tüm dünyanın fintechlerin potansiyeline dair büyük bir heyecan içerisinde olduğu belirtilirken; yapay zeka sayesinde kasasına yılda 6.6 milyar sterlin ekstra gelir koyan İngiltere örneği okurlarla paylaşıldı. Yazının yayınlanmasından kısa bir süre sonra patlak veren Facebook krizi, fintechlerin bu tarz vakalardan korunmasının önemini gözler önüne serdi. Krizin sadece Facebook için değil, teknolojiyi merkezine koyan tüm oluşumlar için bir tehtit olduğu, irdelenmesi ve bir kriz planının oluşturulması gerektiği anlaşıldı. Facebook özeline inecek olursak; şirket bu süreçte kamuoyu nezdinde büyük bir güven kaybı yaşadı. ABD'li Ponemon Enstitüsü tarafından 2017 yılında yapılan bir ankete kullanıcıların %79’u “Facebook kişisel bilgilerimin gizliliğini korumaya kararlı” ifadesiyle yanıt verirken, anketin güncel sonuçlarında bu oran %27’ye kadar düştü.
İnternet devleri tarafındaki olumsuz atmosfer, S&P’nin ekonomik tahminlerine de yansıdı. Derecelendirme kuruluşu; Facebook, Google ve Amazon gibi şirketlerin kısa vadede bankalara bir tehtid oluşturmayacağı görüşünde. Ancak kurum bir hususun altını çiziyor: Gelecek süreçte internet devlerinin veri gizliliği konusundaki başarıları veya başarısızlıklıkları; sahip oldukları büyük kullanıcı ağlarını, geleneksel bankaların ödeme hizmetlerinden elde ettikleri geliri kısıtlamada kullanıp kullanamayacaklarını belirleyecektir. Yani ipler hala Facebook ve Google gibi şirketlerin ellerinde. Tabi kullanabilirlerse.
Fintech sektöründeki genel hasar ise insanların Silikon Vadisi devleri hakkındaki spesifik kaygılarının fintek görüşlerini nasıl etkilediğine bağlı olacaktır. Genel yapıları göz önüne alındığında bankaların bu konuda fintechlerden daha sert önemler alacağı ve konuya daha çok eğileceği kesin görünüyor. Öte yandan bu vaka, banka - fintech ilişkisini bir süreliğine de olsa olumsuz etkileyebilir ve bankaların fintechler özelinde çekimser tavırlar sergilemesine neden olabilir.
Accenture tarafından Ekim 2017’de yapılan bir başka anket, insanların gizlilik kaygıları nedeniyle bankacılık alışkanlıklarını değiştirerek yeni nesil finans hizmetlerine geçmede tereddüt yaşadıklarını ve bankaları fintechlerden yararlanma konusunda güvenilir bir aracı olarak gördüklerini ortaya çıkarmış. Yani insanlar eski sistemlere ne kadar hantal ve hiyerarşik olsalar da güveniyor. Fakat bankalar tarafında durum biraz farklı. Tüm dünyada bankalar hala eskiye oldukça bağlı ve fintechler konusuna -kamuoyundaki tüm pembe demeçlerine rağmen” çok fazla sıcak değiller. Bunu gerek ülkemizde (dijital bankacılıkta çok sayıda ülkenin önünde olmamıza rağmen) gerekse de global bankalarda net bir şekilde görmek mümkün. Çok sayıda üst düzey banka yöneticisi fintechleri hala bir tehtid olarak görmüyor ve ciddiye almıyor. Bankacılığın ne olursa olsun geleneksel bankaların elinde bir güç olarak kalmaya devam edeceğini düşünüyorlar. Özellikle finans dünyasının biraz daha içinde olanlar bahsettiğimiz durumu daha iyi anlayacaktır.
Facebook krizi sonrası fintechlerin kendilerine çıkarmaları gereken en önemli ders, veri güvenliği konusundaki gayretlerini ikiye katlamak olacaktır. Zira kullanıcı zihninde henüz bankalar kadar güvenilir bir algıya sahip değiller. Ayrıca bankaların da fintechlere olan bakış açısı hala yüzde yüz iş birliği ve destek yönünde değil. Tıpkı Eylül 2008’de patlak veren Lehman Brothers’ın çöküşü ve beraberinde gelen finansal kriz gibi veri gizliliği krizi de kullanıcı zihninde uzun yıllar kalmaya devam edecektir. Geleneksel medya da elbette bu fırsatı kaçırmayacak ve daha birçok haberinde bu konuya yer verecektir.
Fintech insanları artık veri gizliliği korkusunun kullanıcıyı el geçirmesine ve onun kararlarını yönlendirmesine karşı daha dikkatli olmak zorunda. An itibarıyla sektörün ana hedefi, teknolojiye olan güveni yeniden inşa etmek olmalıdır. Tıpkı eskiden olduğu gibi.
Tags: Facebook, Fintech, Cambridge Analytica, Banka, Kriz, Dijitalleşme


