İslami bankacılık, katılım bankacılığı veya faizsiz bankacılık. Adına ne derseniz deyin, değişmeyen gerçek günümüz bankacılık sisteminde böyle bir düzenin var olduğudur. Bu içeriğimizde sponsorumuz Albaraka Türk’le birlikte, bankacılık sektörümüzün lokomotif treni katılım bankacılığını ele alacak ve bu güçlü yapıya dair doğru bilinen yanlışlara değineceğiz. Bu sayede hem bazı önyargıları yıkmayı hem de yıllardır ayakta olan ve ülke ekonomisine sayısız katkıda bulunan bir bankacılık anlayışını yakından tanımayı amaçlıyoruz. Gelin, yeni yazı dizimizin ilk içeriğine hep birlikte Mercek tutalım!
“Sadece Türkiye’de olan bir sistem.”
Dünya genelinde faizsiz sistemle çalışan 100’ü aşkın banka bulunurken, bunlardan sadece 6’sı ülkemizde faaliyet gösteriyor. Üstelik bu bankalar sadece Müslüman coğrafyalarda değil başta Avrupa olmak üzere pek çok bölgede hizmet veriyor. Bunların yanı sıra Citibank, Union Bank of Switzerland ve Goldman Sachs gibi önde gelen birçok küresel finans kurumunun yapısında faizsiz bankacılık birimi bulunuyor.“Faiz ve kâr payı. İkisi de aynı şey.”
Faiz, belli bir miktar paranın, borç veren tarafından belirlenen vadede, yine borç veren tarafından belirlenen oranda elde ettiği getiridir. Buna karşılık kâr payı ise taraflarca belirlenen vadeye kadar bir ekonomik faaliyette kullanılan paranın el ettiği kârın, vadesi geldiğinde anlaşılan oranda taraflara dağıtılan kısmıdır. Temel fark, faizde kazanç taahhüt edilirken, kâr payında yürütülen ekonomik faaliyetlerin verimliliğine göre oluşan bir kazanç söz konusu olmaktadır.“Faiz ve kâr payı oranları birbirine yakın.”
Katılım bankaları, müşterilerine ait ana parayı değerlendirmesinin ardından oluşan ekonomik verimliliğe göre kazanç dağıtımı yaptığı için bu bankaların oran konusunda klasik bankaları izlediğini düşünmek doğru bir bilgi olmayacaktır. İki sistemin çeşitli dönemlerde benzer oranlara ulaşması genellenemeyeceği gibi yapılan işlerin aynı olduğu anlamına da gelmemektedir.“Toplumun sadece belli bir kesimi katılım bankalarıyla çalışıyor.”
Bugün katılım bankaları, farklı profilden çok sayıda müşteriye hizmet veriyor. Bu durumun ortaya çıkmasında faizsiz kazanç isteğinin yanı sıra yüksek getiri beklentisi, farklı yatırım-finansman enstrümanlarına yönelme isteği ve klasik bankaların sunmadığı çeşitli avantajlar etkili olmakta. Buna gündelik hayattan küçük bir örnek olarak, katılım bankalarının neredeyse tamamında artık ücretsiz olan EFT ve havale işlemleri için bu bankaları tercih eden çok sayıda farklı profildeki kişileri ve şirketleri gösterebiliriz. Bu işlemler, klasik bankaların çoğunda hala ücretli.“Katılım bankalarında birçok temel bankacılık ürünü bulunmuyor.”
Bu yargı da gerçekliği yansıtmıyor. Bugün katılım bankalarında kredi kartlarından, her türlü sigortaya, birikim hesaplarından, farklı finansman çeşitlerine kadar birçok temel bankacılık ürününü bulmak mümkün. Örneğin, bugün Albaraka Türk; kredi kartı, banka kartı, sigorta, bireysel emeklilik, leasing, özel bankacılık, araç-konut-ihtiyaç finansmanı ve daha farklı birçok ürünüyle müşterilerine eksiksiz bir bankacılık hizmeti sunuyor.“Geciken borçlarda uyguladıkları cezalar ile klasik bankacılığa benziyorlar.”
Katılım bankalarının uyguladığı gecikme cezası, bir borç faizi olarak düşünülmemelidir. Bu ceza, ödeme gücüne sahip olduğu halde borcunu ödemeyen müşterileri caydırma amaçlı alınmakta ve birçok katılım bankası tarafından gelir olarak kaydedilmeyerek bağış gibi çeşitli sosyal sorumluluk faaliyetlerinde kullanılmaktadır.“Adında bile “banka” var. Klasik bankacılıktan ne kadar farklı olabilir ki?”
İsmin her şey olduğunu düşününlerdeseniz bu ifade doğru. Ancak isme değil de onun altındakilere odaklananlarsanız bu ifadenin doğru olmadığını anlayacaksınızdır. Günümüzde katılım bankaları, faizsiz bankacılık esaslarına uygun şekilde yürüttükleri faaliyetlerle klasik bankacılıktan farklılaşıyor.“ATM’leri çok az, para çekmek oldukça güç.”
Katılım bankalarının ATM sayısının klasik bankalara göre çok daha az olduğu doğru. Ancak bu para çekmenin veya diğer temel bankacılık işlemlerinin önünde bir engel değil. Katılım bankaları bu sorunu ağırlıklı olarak yurt içi ve yurt dışındaki muhabir (iş ortağı) bankalarla çözüme kavuşturmuş durumda. Örneğin, bugün Albaraka Türk müşterileri 3.800’den fazla PTT ATM’sinden para çekme, para yatırma ve bakiye sorma işlemlerini ücretsiz olarak gerçekleştirebiliyor.Tags: Bankacılık, Analiz, Yaşam









